Balıkçılara Müsilaj Darbesi Balıkçılara Müsilaj Darbesi

Tarihi su tünellerinin İstanbul’da örneklerine rastlanan Roma-Bizans dönemi tünellerine benzerlik göstermesi Kırklareli’nde yeni bir tarihi keşfin kapılarını aralayabilir. 2018 yılında Kırklareli Kent Konseyi’nde görev alan Göksal Çidem ve Mahmut Sürer’in girişimleri ile Kırklareli’ne davet edilen İTÜ Mağara Araştırma Kulübü, Kırklareli merkez ilçenin kuzey kısmında yer alan Dereköy yolu yakınlarındaki tarihi su tünellerinde yaptıkları incelemelerin sonuç raporunu kamuoyu ile paylaştı.  Raporda su tünellerinin tahmin edilen Roma-Bizans döneminin yanı sıra Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde de aktif olarak kullanıldığı hatta bölgede bulunan korungalar arasında iletişim sağlanması amacıyla telefon kablolarının bu tarihi tünellerden çekildiğinin tespit edildiği de paylaşıldı.

134D6D83 805C 4E08 92D2 3C3A1Cdc8D45

Ali Hakan Eğilmez(Gezi Başkanı), Metin Albükrek, Murat Akbaytürk ve Mustafa Ünal tarafından yapılan incelemelerde tünelin yaklaşık uzunluğunun 200-250 metre uzunluğunda olduğu tespit edildiği ancak daha uzun olma ihtimalinin yüksek olduğuna dikkat çekildi. İTÜ Mağara Araştırma Kulübü tarafından yayınlanan inceleme raporunda şu bilgilere yer verildi, “Yapılan ihbar üzerine, açık tarla üzerinde giriş noktası tespit edilen tünel sistemine keşif amaçlı 1,5 saatlik bir giriş yapılmıştır. İlk girişi Ali Hakan Eğilmez yaparken yaklaşık 6-7 metrelik dar bir bacadan(genişlik 1 metre) yapmıştır. Dik bir inişe sahip tünelin içerisinde yan duvarlarında basamak noktaları vardır. Daha önceden benzerlerini çalıştığımız(Topkapı-Ayasofya(1), Bathonea Antik kenti(2), Heraklia Pontika, Prusisas ad Hypium) antik şehirlerin su temini tünel yapısına çok benzer özellikler gösteren yeraltı yapısı, giriş noktasında doğu-batı ekseninde ilerlerken batı tarafına giden kolun sonunda, su ufak bir sarnıç içerisinden devam eden pişmiş toprak boruya dolmaktadır.

3Dcd085A B0Ab 4D48 8104 9Eb65733C18F

“Aktif bir su temini hala devam etmekte olup, içeride suyun akışı gözlemlenmiştir”

Daha önce benzerlerinde gördüğümüz her 30 metrede bir yukarı giden baca sistemini bu kolda görmekte iken, tam üzerlerine gelen noktalarda bulunan askeri koruganların(ikinci dünya savaşı hazırlık Çakmak savunma sistemi) bu iki bacayı tekrar onararak günümüz malzemesi ile örtüştürmüştür. Haberleşme amaçlı içeriye telefon kablosu döşemiştir. Bu kolda duvarda kayma gerçekleşmiş ve duvarın iki yanı birbirlerine çok yaklaşmıştır. Aktif bir su temini hala devam etmekte olup, içeride suyun akışı gözlemlenmiştir. Bu kolun sonunda sola giden kolun sonunda su toplama ünitesi ve yukarı giden bacası kapak ile kapalı bir baca tespit edilmiştir. Bu bacanın iç duvar yapısı sonradan askeri onarım yapılmış duvarlardan farklıdır. Askeri onarında tuğla kullanırken burada taş örgü kullanılmıştır. Tünele iniş yaptığımız noktadan doğuya devam eden kolu takip ettiğimizde, son noktası tekrardan su dinlendirme bölümü ile sonlanırken sağa devam eden kolun uzun bir mesafe kat ederek ulaştığımız son noktada sol duvarın sağa doğru çöktüğünü ve geçişin mümkün olmakla beraber duvara değdiğinizde diğer döşeli taşların yerinden oynadığını ve komple çökme riski taşıdığını tespit etmiş durumdayız. Bu kolda tünel sistemi yukarı giden bir eğimde devam etmekte olup, orta bir noktada zemin taşı tıraşlanarak kayanın kendisi yapı malzemesi olarak kullanılmıştır. Bu kolda gene iki adet orijinal taş örgülü ve üst kapağı kapalı baca tespit edilmiştir. Yaklaşık uzunluğu 200-250 metre arasında olduğunu tespit ettiğimiz tünellerin muhtemelen daha uzun çıkması muhtemeldir.

Ea2C8E7C 7088 49Ec 95Cd 51D3B7B1197B

“Ayrıntılı bir ölçüm ve inceleme sonucunda tünellerin Roma-Bizans dönemine ait olabileceğini düşünmekteyiz”

Hellenistik-Roma-Bizans döneminde şehre su sağlama amaçlı zemin suyunu tonozlu tünel sistemi ile temin eden şehirlerin bu sistemin öncüleri ’kanat’ sistemlerinde görmekteyiz. Tünelin devam eden son noktasında akan su pişmiş toprak bir boru vasıtası ile nereye gittiğini bilmediğimiz bir kapalı sarnıca ulaşması muhtemeldir. Suyun devamı yönünde kayalık bir alanın bulunduğu ve buranın şehrin hakim noktalarından biri olması nedeni ile ‘kale olarak kullanılma olasılığından yola çıkarak bölgenin arkeolojik bir envanterinin çıkarılması gerekmektedir. Eski şehrin sınırlarının belirlenmesinde önemli veri sağlayacak tünellerin azami miktarda korunması gerekmektedir. Sistemin hala su ürettiğini gördüğümüzden bu tarz yapıların önemini anlamada Roma dönemi su mühendisliği önem taşımaktadır. Duvarlarda görülen beyaz harçın incelenmesi gerekmektedir. Ayrıntılı bir ölçüm ve inceleme sonucunda tünellerin Roma-Bizans dönemine ait olabileceğini düşünmekteyiz. Bu savımızı destekleyen kaynakça ve fotoları ilişikte görebilirsiniz. Arazide yapılan aramada açılmamış bir adet kapak yeri tespit edilmiştir. Istrancalardan İstanbul’a uzun bir hat boyunca benzer tünel ve sukemeri ile su temini yapıldığını biliyoruz.”

Kırklareli Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Göksal Çidem, Kırklareli’nin tarihi, doğal ve kültürel değerlerinin tescil edilmesi için çalışmaya devam edeceklerini söyledi.

93778D95 D8D1 4D44 A1Ec Cf841230606E

Fd643065 4E2E 45Bd 80C8 D872Fd50Fcc8

549E13Db 9A41 4125 8999 5318883A0Ef1

Editör: Erhan Baycan