Çanakkale’de 72. yıl önce 81 kahramanın yazdığı destanın adı Dumlupınar. Elim bir kaza sonucu şahadete eren denizcilerin hikayesini anlatan bir türkü; Ah Bir Ataş Ver…
Çanakkale boğazı açıklarında Nağra burnu çevresinde Türk Donanmasına ait Dumlupınar denizaltısı, uzun ve yorucu bir görevden sonra limana dönüyordu. Hava şartları oldukça kötüydü. Gökyüzü yaşanacak feci kazaya üzülürcesine; yağmurlu, sisli ve kasvetliydi. Geçiş alanı oldukça dardı ve birden denizaltının geçiş güzergahında bir gemi belirdi. Dumlupınar denizaltısı, İsveç donanmasının Norband isimli yük gemisi ile ön kısmından büyük bir çarpışma yaşamıştı.
Dumlupınar denizaltısı baş tarafından aldığı büyük hasar ile hızlıca su almaya ve batmaya başladı. Kaza anında güvertede bulunan 8 kişi; 2’si pervaneye takılarak, 1’I boğularak hayatını oracıkta kaybetti. 5 kişi ise kendi imkanlarıyla o zor durum içerisinde kendisini kurtarabilmişti. Gemi içerisinde kalanların da bir kısmı çarpmanın ve dolan suyun etkisi ile hayatını kaybetmişti. Geriye kalan 22 kişi geminin arka kısmında bulunan torpido odasına sığınarak, bölmenin su girişini engelledi. Ancak burada sadece 72 saatlik oksijenleri bulunuyordu. Batma esnasında su yüzeyine fırlatılan telefon şamandırası ile sahil ile iletişim kuruluyordu.
Gemi batıyor, kimse boğulmuyordu ancak mahsur kalan mürettebatın hayata olan bağları gittikçe zayıflıyordu. Denizin 90 metre altında bulunan denizaltını kurtarması için gelecek gemi 10 saat sonra bölgeye ulaştı. Ancak hava şartlarının kötü olması kurtarma operasyonunu da zora sokuyordu. Sabitleme işlemlerinden dolayı 25 saat geçmişti. Sabitleme işleminin ardından şamandıra yanlışlıkla koparıldı. Aksilikler üst üste gelirken, zaman da acımadan akıp gidiyordu. Koparılan şamandıra, denizaltı ile bağlantıyı sağlıyordu. Ve kopmasaydı, telefon kablosu kullanılarak denizaltıyı kurtarma gemisine bağlanacaktı.
Dalgıçlar dalgalarla boğuşuyor, hava şartları dalgıçlara da imkan vermiyordu. 7 Nisan tarihinde Milli savunma bakanlığı artık tüm imkanların denendiği ve ümitlerin tükendiği bildirdi. 22 asker imkansızlıkların ardında kaderiyle baş başa kalmıştı. Kurtarma umutlarının olduğu süreçte; nefeslerini boşa harcamamaları, şarkı söylememeleri gibi telkinlerde bulunan yetkililer artık susmuştu. Son telkinleri ise; artık şarkı söyleyebilirsiniz, tütün içebilirsiniz. Denizaltından gelen yanıt da, “Vatan sağoslun” oldu.
Tüm ülkenin seferber olduğu bu olayın ardından, yas ilan edildi ve şehit olan askerler için bir ağıt yakıldı. “Ah, bir ataş ver, cigaramı yakayım
Sen sallan gel, ben boyuna bakayım
Uzun olur gemilerin direği
Ah, çatal olur efelerin yüreği
Ah, vur ataşı, gavur sinem ko yansın
Arkadaşlar uykulardan uyansın
Uzun olur gemilerin direği
Ah, çatal olur efelerin yüreği”