Yaşadığımız büyük felaketin üstünden 1 aydan daha uzun bir süre geçti. 13,5 milyondan fazla insanımızı derinden etkileyen büyük depremlerin acısı hala yüreğimizde. Bölgede yaşayan vatandaşlarımız birçok kez sallandı. Tam biraz olsun rahatladık derken yine sarsıldılar yine sarsıldılar. Bu süreçte 46 binden fazla canımız gitti. Enkaz altından binlerce canımız kurtuldu. Bir çok mucize yaşadık.
Harap olan şehirlerimizde şu an enkaz kaldırma çalışmaları devam ediyor. Şehirler moloz yığınına döndü. Bu çalışmalar aylar sürecek. Milyonlarca kişi bölgeyi terk etti. Çadırlarda ve konteynerlerde yaşamlar devam ediyor. Depremzedeler için inşaat çalışmaları da başladı. İnşallah en kısa süre zarfında yeni evlerine kavuşurlar.
O kadar çok şey yaşandı ki. Depremle ilgili bir ay boyunca birçok konuya köşemde değinmeye çalıştım. Yardımlaşma ve dayanışma bu süreçte çok önemliydi. Bu doğrultuda birçok çalışma gerçekleştirildi. Hala da destekler sürüyor. Zaten bu dönemin oldukça uzun bir süreç olduğu düşünüldüğünde yardımlarımızın zamana yayılması gerekiyor. Orada yaşayan vatandaşlarımız için bu konu çok önemli. Evleri yuvaları olan insanlar şimdi çadırlarda ve konteynerlerde yaşam mücadelesi veriyorlar. Bu nedenle zor zamanlarda desteklerimiz sürmeli.
Depremin gündemden düşmemesi, tüm sıcaklığı ile sürekli konuşulması gerekiyor. Bir daha bu acıları yaşamamak için her türlü tedbir alınmalı.
Büyük acılar yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz. Yakın zamanda babasını kaybetmiş biri olarak yakınını kaybetmenin ne derece kötü olduğunu biliyorum. Üstüne depremin insan psikolojisinde travmatik sonuçlar yaratması da cabası.
Bu ülkenin bir kez daha bu şekilde sarsılmaması için deprem gerçeğini hayatımızın merkezinde tutarak; akıl, bilim ve vicdan üçgeni doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürmeliyiz.